STRESLE BASA ÇIKMA YOLLARI
Soru: Stres in tanımı
nedir?
Stres, organizmanın
bedensel ve ruhsal sınırlarının tehdit edilmesi ve zorlanması ile ortaya çikan
bir durumdur. Yani kisinin istek ve gereksinimlerinde bir engellenme veya
kendine olan saygisinda bir kayip ya da tehdit söz konusudur. Tehdit ve
zorlanmalar karsisinda kisi kendini korumaya yönelik bir tepki zincirini
harekete geçirme özelligine sahiptir. Bu durum genellikle "savas veya
kaç" diye adlandirilan cevabin ortaya çikmasiyla sonuçlanir.
Soru: Bu savas ya da kaç
diye tanimladigimiz durum bedenimizde ne gibi belirtilere yol açmaktadir?
-Solunumu sayisi artar
(bedene daha fazla oksijen saglanir).
-Kalp vurum sayisi artar
ve kan basinci yükselir (bedenin gereken bölgelerine gerekli kan takviyesi
yapilir).
-Kas gerimi artar (kuvvet
gerektiren islere hazirlik yapilir).
-Sindirim yavaslar veya
durur (iç organlardaki kan, kas ve beyne geçer, bagirsak ve mesane adaleleri
gevser).
-Gözbebekleri büyür (daha
fazla isik alinarak algiyi güçlendirmeye yardimci olur).
-Bütün duyumlar artar (dis
ortamdan daha çok haberdar olunmasi saglanir).
-Kanda alyuvarlar artar
(beyne ve kaslara daha fazla oksijen tasinir).
Stres, nedeniyle dengenin
bozulmasi yukarida anlatilan ve canliligi korumaya yönelik alarm tepkisinin
yasanmasina sebep olur. Bozulan dengenin yeniden kurulmasi için yeni duruma
uyum saglanmasi gerekir.
Soru: Bu uyumun gelismesi
nasildir, hemen ve basarili bir sekilde bu stresle bas etmek mümkün müdür?
Stresle nasil bas
edecegimiz biraz sonra anlatilacak.
Stres tepkisinin üç
basamagi vardir.
A) Alarm reaksiyonu, B)
Direnç dönemi, C) Tükenme dönemi.
A) Alarm reaksiyonu: Bu
dönem, insan disi uyarini stres olarak algiladigi durumdur.
B) Direnç dönemi: Bu
stresle yüzyüze kalmistir araya baska stresler girmezse basedebilecektir.
C) Tükenme dönemi: Stres
verici olay çok ciddi ise ve uzun sürerse, organizma için tükenme basamagina
gelinir. Bazen bu dönemde yeniden alarm dönemi reaksiyonlari ortaya çikar.
Her canlinin uyum yetenegi
ile enerji farklidir ve sinirlidir.
Soru: Peki uzun süren
stres ya da strese yanit sonucunda neler gelisiyor?
Strese karsi verilen
tepkiler uzun bir zaman dilimi içinde kronik hastaliklarin gelismesine zemin
hazirlar. Streslerin sikligi ve yogunlugu zamani kisaltabilir. Bu hastaliklar
basagrisi, yüksek tansiyon, kalp rahatsizliklari gibi bedensel hastaliklar
olabildikleri gibi, psikolojik hastaliklar da olabilir.
Insanlar edinmis olduklari
davranis kaliplarina ve zihinsel özelliklerine göre stres karsisinda psikolojik
tepki olarak geri çekilme, kabullenme, karsi koyma veya korku, endise,
depresyon gibi duygusal problemler ortaya çikabilir.
Soru: Stres altinda
insanlarin yaptigi en sik yanlislar nedir?
Kisi bireysel bütünlügüne
yönelen tehditlere karsi, özellikle zihinsel düzeyde basarili bir mücadele
veremezse, basa çikamadigi streslerin biriken ve yogunlasan etkilerin sonucu
davranis düzeyine yansiyan bazi belirtileri olmaktadir.
-Önemli veya önemsiz, daha
önceden kolaylikla verebilen kararlari vermekte güçlük,
-Alisilmis davranis
biçimlerinde önemli degisiklik
-En iyi olan degil,
garanti olan seçmek
-Uygun olmayan durumlarda
ortaya çikan öfke, düsmanlik ve kizginlik dalgalari,
-Sigara ve içki içme
egiliminin artmasi
-Kisisel hata ve
basarisizliklari sürekli düsünmek
-Arisi hayal kurmak, sik
sik düsünceye dalip gitmek,
-Duygusal ve cinsel
hayatta düsüncesiz davranislar
-Birlikte olunan kimselere
asiri güven (veya güvensizlik),
-Alisilmistan daha titiz
veya isin gerektirdiginden daha fazla çalismak,
-Konusma ve yazida
belirsizlik ve kopukluk,
-Nispeten önemsiz
konularda asiri endiselenme veya tam tersine gerçek problemler karsisinda
ilgisizlik ve kayitsizlik
-Sagliga asiri ilgi,
-Uyku bozuklugu (zor uyuma
veya gece boyu sik sik uyanma)
Soru: Bireyin streslere
açik olmasinda rol oynayan faktörler nelerdir?
Bireyin streslere açik
olmasinda rol oynayan iki faktör vardir. Bunlardan ilki streslerle
karsilasmanin sikligi ve karsilasilan stresin süre ve anlami bakimindan niteligidir.
Bireyin strese açik olusan rol oynayan ikinci faktör streslerle basa çikabilmek
konusundaki kisilik donanimidir.
Soru: Stresin psikolojik
yönü nedir?
Aslinda stres, onu
zihninde tasiyan kisiye aittir. Hepimiz günlük, basit gözlemlerimizden, ayni
olayi farkli kisilerin farkli tepki ve yaklasimlarinin oldugunu biliriz. Bu
farklilik zihinsel sartlardan, sosyal sartlara kadar uzanan degiskenlerden
kaynaklanir.
Ayni kisi bir gün dis
ortamdan gelen uyaranlara gülüp geçerken, bir baska gün ayni olaylara sert
tepkiler verebilmektedir. Bu sebeple stres olgusu incelenirken, bireyin
psikolojik özelliklerinin de ele alinmasi psikolojik bütünlügünü olusturan
düsünce, duygu ve davranislarini anlamaya, tanimaya gerek vardir.
Stres tepkisi, ortamda ne
olduguna bagli olarak degil, insanin olana nasil tepki verdigine bagli olarak
ortaya çikar. Hissettiklerimiz esas olarak düsündüklerimiz paralelindedir.
Üç yetiskin çocugu olan
bir babanin vefatini düsünelim. Çocuklarindan ikisinin evlenmis ve kurduklari
yeni düzende hayatlarini sürdürdüklerini; digerlerinin de evlenmeyip baba ile
yasadigini düsünelim. Bu ölüm olayinin, evlatlar için önemli bir stres verici
durum olmasina karsin, her üç çocuga da ayni düzeyde etkilemesi olabilir mi?
Soru: Stresin psikolojik
yönünü biraz daha açar misiniz ?
1)Birincil degerlendirme;
yasanilan durumun algilanmasi ve kisi için ne anlama geldiginin
degerlendirilmesidir. Bu dönem, yasantinin anlamini kesfetme dönemidir. Bize
uymayan bir seyin olup olmadigina bakariz, durum bizi herhangi bir sekilde
etkilemiyor ise nötr bir yasantidir, ya da bizim iyiligimize destek oluyor bizi
koruyor ise olumlu bir yasantidir. Stres verici olarak degerlendirmemiz için bu
yasantinin bizi zedeleyecegini, mücadeleye zorlayacagini yani tehdit edecegini
düsünmemiz gerekir.
2)Ikincil degerlendirme,
Birinci asamada kisi yasantiyi stres verici (tehdit edici) olarak
degerlendirmis ise ikinci asamada olayi yönlendirme ve olay ile basa çikabilme
yollari ile ilgilidir. Artik imkanlari ile bu konuda ne kadar etkin
olabilecegine bakar. Bu asamada da basa çikabilme davranimini yeterli bulamaz,
eksik görülür ise artik tam bir stres tepkisi verir. Yani düsünce, duygu ve
davranis düzeyindeki yikici ve olumsuz tepkiler ile birlikte, bedendeki alarm
reaksiyonlari devreye girer.
Soru: Stresin Çesitleri
nelerdir?
Stresi geçmiste doganin
getirdikleri yaratirken bugün insanin yarattiklari yasatmaktadir.
Bilim dilinde stres
vericiler (stressors) olarak adlandirilan bu etkenler fiziksel (travma, sicak,
soguk vb), psikolojik (duygusal gerilimler, iç ve dis çatismalar, es sorunlari
vb.) veya sosyal (çevre faktörleri, kültürel degisim ve.) içerikli olabilir.
1-Fizik çevreden
kaynaklananlar: Hava kirliligi, gürültü, kalabalik, radyasyon, sicaklik, toz,
sogukluk, deprem, sel gibi dogal afetler.
2- sosyal çevre: Is
konusundan kaynaklananlar: Agir is, gece isi, parça basina dayanan üretim,
asari yüklenme, çok hafif is, zaman baskisi altinda çalisma, karar verme
güçlükleriyle dolu büyük sorumluk gerektiren isler, hiçbir sekilde katki
yapmaya imkan birakmayan isler vb.
3-Psikolojik özelliklerden
kaynaklananlar:
Soru: Bu konuyu biraz açar
misiniz?
Insan hayatinda
karsilasilan sosyal stresler üç ana baslik altinda toplanabilir.
Günlük stresler,
gelisimsel stresler, hayat krizleri niteligindeki stresler
a)Günlük stresler: Bunlar
günlük hayatin basit gerilimleridir. Çesitli durumlarda ve çesitli olaylar
karsisinda veya kisilerin birbirleriyle çelisen amaçlari, ihtiyaçlari sebebiyle
ortaya çikarlar. Ihtiyaç karsilanmayinca, girisim engellenince stres artar.
Trafikte sikismak veya karsilasilan bir terslik, bürokratik bir zorlanma, evde
islerin aksamasi, aglayan çocuk, yanan yemek, istenildigi gibi daktilo
edilmemis bir yazi, isini gereken ilgi ve beceri ile yürütemeyen bir memur
karsisinda bekleme... Bunlar oldukça sik yasadigimiz streslerden. Olayin kendi
ile sinirli olan bu streslerden mutlaka korunmamiz gerekir. Zira basi ve sonu
belli kisa bir zaman ile sinirli olan bu olaylar hayatin bütününü asla
etkilemez.
b-Gelisimsel stresler:
Gelisimsel nitelikteki olaylarin sebep oldugu streslerdir. Burada söz konusu
olan çocuk veya yetiskinin kronolojik durumu ile ortaya çikan gelisimlerdir.
c) Hayat krizleri
niteligindeki stresler: Bunlar her hayatta basli basina biçim verecek
nitelikteki olaylarin yarattiklari streslerdir. Örnegin ciddi hastaliklar,
dogum, aile bireylerinden birinin ölümü, iste çikarilma vb. Kisacasi bu tür
stresler aile yapisindaki yasam kaliplarinin ugradigi degisikliklerdir. Bu
durumlar aile üyelerinin alisik olduklari "bireysel etkilesim
kaliplari"nin hepsini veya pek çogunu degistirebilecek niteliktedir.
Soru: Bu oldukça etkili
streslerden belli baslicalari nelerdir? birkaç örnek verebilir misiniz?
Yapila arastirmalarda en
fazla strese yol açan yasam olaylari olarak asagidakiler verilmis. Ancak bu
arastirmalarin çogu yurt disinda yapilmis arastirmalardir. Bizim memleketimizde
çocuk ölümleri belki biraz daha üst siralarda yer alabilmektedir.
-Esin ölümü
-Bosanma
-Esle ayri yasamak
-Hapsedilmek
-Aileden yakin birinin
ölümü
-Önemli bir kisisel
yaralanma ve hastalik
-Emekli olma
-Bir aile üyesinin
sagliginda veya davranislarinda önemli bir degisiklik
Soru: Bu saydigimiz
olaylardan bosanma çocuklari da etkiledigi için bizi izleyenler açisindan da
önemli olabilir kisaca bu konuyu açabilir misiniz?
Isler beraberliklerini
sürdürmelerinin imkansiz oldugunu anladiklari zaman bosanma yolunu seçerler.
Bosanma karsilikli anlasilarak ortak bir karar olsa bile, insan hayatinda
birçok degisikligi de beraberinde getiren çok önemli bir stres kaynagidir.
Bosanma Holmes ve Rahe'nin ölçeginde en çok stres veren olaylar siralamasinda
-esin ölümünden sonra- ikinci sirada yer almaktadir.
Çocuklarin da etkilenecegi
göz önünde tutulup onlara anyabilecekleri düzeyde açiklamalar yapilmalidir.
Sunu her zaman akilda tutmak gerekir ki, çocuklar en geç bir yasindan
baslayarak bu konulari sasilacak kadar iyi anlarlar ve neyle mesgul
görünürlerse görünsünler, kendileri için böylesine önem tasiyan bir konuda söylenen
her sözü ses kayit cihazi hassasligi ile kaydederler. Bu nedenle kafalarini
karistiracak sorunlari yanlarinda tartismamak, ve çiftlerin birbirlerini
çocuklarin güvenini sarsacak sekilde suçlamamalari gereklidir.
Soru: Simdiye kadar hep
streslerin olumsuzlugundan söz ettik, peki bunlarin hiç yarari yok mu?
Stres genellikle olumsuz
ve zararli anlamda ele alinip konusulmaktadir. Halbuki bu zorlanmalarin
insanligi ve insani, yenileri aratmak, çalismak, yaratmak konusunda harekete
geçirdigi bilinmektedir. Bu anlamiyla stresler bireyi ileriye götürücüdür.
Çesitli kültürlerde zorlamalarin insan hayatina getirdiklerini anlatan
özdeyisler vardir.
Ögrenmek için stres
gereklidir.
Gerçekte saglikliligin
korunmasi ve asama yapilmasi için belirli bir düzeyi asmayan stres vericilere
ihtiyaç vardir. Ancak bu düzeyin kisiden kisiye büyük degisiklik gösterdigini
unutmamak gerekir.
Soru: Bize birkaç tane
yanlis inanisla ilgili örnek verir misiniz?
1-Bir yetiskinin ailesi,
arkadaslari, çevresi ve tüm taniyanlar tarafindan sevilmesi ve kabul görmesi
gerekir
2-Üzerinize aldiginiz
bütün islerde mutlaka o isi en iyi bilen, kusursuz yapan ve her zaman en
mükemmel kisi olmaniz gerekir
3-Insanlarin mutsuzluguna
ve üzülmesine sebep olan dislarinda meydana gelen olaylardir.
4-Insanlar çabuk kirilir
ve onlari hiçbir zaman incitmemek gerekir.
5-Eger insanlar sizi
onaylamiyorsa, bu mutlaka sizin hatali veya kötü oldugunuzu gösterir
6-Iyi iliskiler karsilikli
fedakarliga ve "verme" temeli üzerine kurulur
7-Kendini düsünmek kötü ve
yanlistir
8-Kendinizi yalniz
hissediyorsunuz ve yasadiklarinizi ve duyduklarinizi kontrol edemiyorsunuz
9-Mutluluk, zevk ve tatmin
ancak baska insanlarin varligi ile mümkündür ve yalniz olmak berbat bir seydir.
10-Kizginlik mutlaka kötü
ve yikicidir
11-Hayatin küçük
zorluklari ve sorumluluklarindan kaçmak, onlarla karsi karsiya kalmaktan daha
kolaydir.
KISA DÖNEM ETKILERI
FIZYOLOJIK :Ör.Adale
geriliminde artis, kalp vurum sayisinda hizlanma,karın ağrısı,kan basincinda artis, vb.
DUYGUSAL:Ör.Endise,
karamsarlik kizginlik, vb.
ZIHINSEL:Ör. Unutkanlik,
dikkati toplayamama, vb.
UZUN DÖNEM ETKILERI
KRONIK HASTALIKLAR:Ör. Bas
agrisi, hipertansiyon kalp hastaliklari
KRONIK ANKSIYETE VE
DEPRESYON: Fobiler, kisilik degisikligi ve ruhsal hastaliklar
DÜSÜNCE VE HAFIZA
KUSURLARI: Obsessif düsünceler, uyku bozukluklari
SONUÇTA ÜRETKENLIGIN
AZALMASI ZEVK ALAMAMA YAKIN ILISKILERDEN UZAKLASMA
Kendini gerçeklestirme
ihtiyaci. Kendini tanimlamak ve potansiyelini gerçeklestirmek
Estetik ihtiyaçlar;
bilmek, anlamak ve arastirmak
Saygi ihtiyaci: basarmak,
kabiliyetli olmak ve tasvip ve kabul görme
Ait olma ve sevgi
ihtiyaci: bir grubun üyesi olmak, kabul görmek ve ait olmak
Güven ihtiyaci: emniyet ve
güven hissetmek, tehlikeden uzak olmak
Fizyolojik ihtiyaçlar:
açlik, susuzluk, vb.
Soru: Yasanan stresler
karsisinda kisiler neden birbirinden farkli tepkiler verirler. Açiklar misiniz?
Her insanin stresi
algilamasinda kendi bireysel faktörlerine bagli bazi farkliliklar vardir. Bazi
insanlarin çok yogun stres olayi olarak algiladiklari kimi olaylar bazilari
tarafindan o kadar önemsenmez. Bunun temelinde kisiler için yasadiklari yasam
olaylarini algilayis biçimleri ve onlara atfettikleri anlam önemli bir rol
oynar.
Bu algilamayi etkileyen faktörler
sunlardir;
kisinin gelisme döneminde
ya da yasaminin diger dönemlerindeki önemli yasanti yada deneyimleri
Olayin oldugu siradaki
sosyal destek sisteminin yeterliligi ve varligi (evli olmasi esinden yeterli
destek görmesi vb.)
Maddi yeterlilik ve sosyal
güvencenin varligi sayilabilir.
Burada göz ardi edilmemesi
gereken unsurlarin basinda kisinin gelisimsel dönemlerindeki yasantilar gelir.
Bu dönemle ilintili kalitsal ya da edinilmis faktörler ( irk, cinsiyet, yas ,
evlilik durumu gibi sosyodemografik veriler) kisilerin strese olan yatkinligin
önemli belirleyicileri arasinda sayilabilir.
Özellikle erken çocukluk
dönemindeki yasantilar kisilerin yasamlarinin sonraki dönemlerindeki strese
olan toleranslarini belirlemede önemli bir yer tutar. Erken yasta anne ya da
babanin kaybedilmesi kisinin yasam boyu ruhsal durumunu olumsuz yönde etkileyen
önemli bir faktördür.
Bunlara bir örnek
verirsek; annesi kendisini küçükken terketmis bir insanin; annesinin ölümüne
verdigi tepki ile yasaminin her asamasinda onunla birseyler paylasmis ve destek
görmüs bir insanin annelerinin ölümüne verdikleri tepkiler ayni olmayacaktir.
Burada bu farkliliga neden olan en önemli etken geçmis yasantilardir.
Yine ailesinin maddi
durumu çok iyi olan, esi çalisan ve bankada kendine yetecek düzeyde parasi
bulunan bir kisinin isini yitirmesi ile yasadigi stresin boyutlari ile
ailesinin tek geçim kaynagi kendisi olan ve bütün maddi sorumluluklari kendisi
üstlenmis olan bir insanin stres düzeyleri çok farkli olacaktir. Bu örnekte
kisinin maddi gücünün az olmasi stresin düzeyinin artmasinda en önemli etken
olarak görülebilir.
Soru: Kisiler stres
karsisinda ne tür bas etme mekanizmalari kullanirlar?
Stresli yasam olaylari
karsisinda insanlarin verdikleri yanitlarin üç bileseni vardir: Bunlar bedensel
(somatik), duygusal ve psikolojik yanitlardir. Duygusal ve bedensel yanitlar
genelde iki türlüdür; bunlardan ilki otonomik uyarilmislik ile birlikte görülen
kaygi ve bunalti (anksiyete tepkisi) ki bu tepkiler Biraz önce Sükrü beyin
anlattigi kalp çarpintisinda artis, soluk alip vermenin artmasi, göz
bebeklerinin büyümesi gibi tepkilere yol açarken , digeri azalmis fiziksel
aktivite ile giden depresyon tepkisidir. Kaygi tepkisi tehdit unsuru içeren
olaylara bir tepki iken, depresyon tepkisi daha çok kayip ya da ayrilmaya bir
tepkidir.
Strese olan yanitin üçüncü
bileseni psikolojik mekanizmalari içerir ki bu diger iki bilesenin etkisini
sinirlamaya ve olayin etkisini azaltmaya yönelik bir yanittir. Bu yanitla
kisiler stres etkeninin yarattigi etkileri azaltmayi ve normal performansin
sürdürülmesini amaçlar
Kisilerin strese karsi
kullandiklari psikolojik mekanizmalari su sekilde vurgulayabiliriz
1. kisiler bilinçli olarak
farkinda olduklari stres faktörlerini ya da tehlikeleri önleyebilmek için bas
etme stratejilerini kullanirlar. Bunlar uyum saglayici (adaptif) ya da uyum
göstermeyen (maladaptif) stratejilerdir.
Adaptif stratejiler
arasinda 1. problemi çözmeye yönelik stratejiler 2. duygulara azaltmaya yönelik
stratejiler vardir.
Peki bunlar nelerdir?
Daha öncede belirttigim
gibi kisi stres kaynagini bildigi ve farkinda oldugu için problemi çözmek için
su tür yollari seçebilir:
a. baskalarindan yardim
isteyebilir, bilgi ve tavsiye alabilir
b. planlar yaparak sorunu
kendisi çözme yoluna gidebilir
c. sorunla yüzlesebilir;
kendi hakkini koruyabilir yada baska birinin fikrini degistirmesini
saglayabilir.
Kisi strese bagli olarak
ortaya çikan duygusal yüklülügünü azaltmak için ise;
a. duygularini baskalarina
aktararak bunlarin üstündeki yükünü azaltmak için ugrasabilir
b. engelleme: problem
hakkinda konusmaz, sorunu kendisine animsatan olaylar ve insanlardan uzak
durabilir
c. olumlu degerlendirme:
problemin kendisi için iyi bir sonuca neden oldugunu kabul ederek olumlu bir
degerlendirme yapabilir
d. sorunlulugu kabul yada
red etme : strese neden olan olayin sorumlulugunu kabul ya da red ederek
duygusal yüklülügü azaltmaya çalisabilir.
Genel olarak bu
stratejiler stres faktörünün bilindigi durumlarda sorunun azaltilmasi ve
duygusal tepkinin hafifletilmesinde faydali olur. Ancak bu stratejilerin
hepsinin her zaman uyum saglamaya yardimci oldugu (yani adaptif oldugu)
söylenemez. Örnegin yukarida tanimladigim engelleme stratejisinin (kisinin
konuyla ilgili konusmamasi, ilgili kisilerle iliskisini azaltmasi gibi) önemli
fiziksel hastaliklarin ilk dönemlerinde kullanilmasi hasta için adaptif bir
savunma mekanizmasi degil aksine uygun tedavi arayisini geciktiren bir
stratejidir. Bu yüzden bu insanlarin sadece basetme stratejilerini kullanma
degil ayni zamanda hangi strateji kullanmalari gerektiklerini bilmeleri
gerekmektedir.
Bu tür adaptif savunma
mekanizmalarinin yanisira kisiler kisa vadede kendilerinin sorunlarla
basetmelerine yardimci olacak ancak uzun vadede önemli zorluklara neden
olabilecek bazi maladaptif mekanizmalarda kullanabilirler
Bunlari kisaca sayacak
olursak;
1. alkol ve madde
kullanimi
2. kendine jilet atarak ya
da çesitli yollarla zarar verme
3. öfkeli ve agresif
davranis sekilleri gibi.
Agir stres faktörleri
karsisinda kisiler siklikla - çogunlugu bilinç disi olmak üzere- bir yada daha
fazla inkar, baskilama, yer degistirme, tepki olusturma, regresyon vb- gibi
savunma mekanizmalarindan birini kullanirlar. Bu savunma mekanizmalarinin
kullanilma sürecinde kisilerde eger bu savunma mekanizmalari yeterli olmazsa
bazi psikofizyolojik belirtiler (anksiyete belirtileri benzeri belirtiler)
ortaya çikabilir. Bu belirtilerde bazen kisilerin farkinda olduklari bas
agrisi, kas gerginligi gibi belirtiler olabilirken, bazen de lipid, KB artisi,
kan sekeri düsmesi gibi belirtilerde gözlenebilir.
Soru: Kisinin kullandigi
bu savunma mekanizmalar etkili olamazsa kisa dönemde ne tür belirtiler ortaya
çikabilir?
Kisinin bilinçsiz olarak
ortaya koydugu savunma mekanizmalarinin yetersiz kaldigi durumlarda; kisi
yasanan stres olayina bagli olarak ortaya çikan psikofizyolojik yanitlarin (ki
bunlar daha öncede aktardigimiz gibi kalp çarpintisi, kas gerginligi,
duygulanimda degisikliklerdir vb) farkina varir; eger bu durumu kendi benligi
için tehlikeli ve rahatsiz edici buluyorsa bu yanitlar birer bedensel belirtiye
dönüsür. Elbette ki bu bedensel belirtilerin yanisira, daha önce bahsettigimiz
endise, karamsarlik kizginlik gibi duygusal ve unutkanlik, konsantrasyon güçlügü
gibi zihinsel belirtilerde gözlenebilir. Bu durumda kisinin yapmasi gereken en
önemli seylerden biri psikiyatristlerden yada bu konudaki diger uzmanlardan
yardim istemesi olacaktir. BU uzmanlarin yol göstermesi ile edinecegi bazi
bilgiler stresle basa çikmasini kolaylastiracaktir.
Soru: Peki bir
psikoterapist olarak bunlara nasil yardimci olabiliriz?
Öncelikle bu kisilerin
akut dönemde yani stres faktörlerinin yeni ortaya çiktigi ya da belirtilerini
yeni göstermeye basladiklari dönemde bir psikoterapist yardimina ihtiyaçlari
vardir. Onlara öncelikle ortaya çikan çesitli belirtilerini azaltarak yardimci
olabiliriz.
Bu tür stres olaylari
sonrasinda öncelikle ortaya çikan uyku sorunlarina yönelik olarak uygun
ilaçlari vermek gerekir. Çünkü uyku bozukluklari birçok ruhsal bozuklugun ilk
belirtisi olarak ortaya çikar, bir nevi haberci gibidir. Bunun tedavisine
yönelik olarak, kisilerin yasam düzenlerine özellikle uyku saatlerine dikkat
etmeleri, uyku bozukluguna ya da düzensizligine neden olabilecek çay, kahve,
kafeinli içecek ya da yiyeceklerden özellikle aksam saatlerinde uzak durmalari,
yatagi sadece yatmak için kullanmalari gibi bazi pratik önerilerde
bulunulabilir. Ayrica özellikle stresten hemen sonraki ilk günlerde kisilerin
içinde bulunduklari kaygi ve huzursuzlugu azaltmak için düsük doz anksiyolitik
ilaçlarda verilebilir.
Ayrica diyetlerine dikkat
etmeleri, kolesterol, yag ve seker miktari düsük yiyecekler yemeleri, çok
çesitli yemekler yemeleri, içki içeceklerse makul düzeylerde kalmalari önerilebilir.
Strese bagli olarak depresif bozukluk gelistiren, yetersizlik duygulari olan
insanlarda kandaki kolesterol düzeylerinde zaten bir artis oldugu düsünülürse,
bu insanlarin kolesterolden zengin yemek yemelerinin içinde bulunduklari riskli
durumu daha da kötülestirdiklerini mutlaka hatirlatmaliyiz. Ayrica bu kisilere
bol vitaminli, taze sebze ve meyve agirlikli diyet önerilmelidir.
Yine bu asamada kisilere
stresi azaltmalarina yardimci olacak asamali gevseme egzersizleri, nefes alma
egsersizleri ögretilebilir; bu egsersizlerin gergin ve kaygili insanlarin
uykuya dalmalarinda, kisilerarasi iliskilerini yoluna koymada yararli oldugu
belirtilmektedir. Bunun yani sira önerecegimiz ve ögretecigimiz uygun fiziksel
egzersizin istirahat halindeki kalp hizini ve kan basincini düsürerek kisilerin
stres durumlarina daha az kardiyak uyarilmislik tepkisi vermelerine yol açar ki
bu daha az kaygi daha az huzursuzluk demektir.
Bu öneriler bizim kisilere
bir hekim olarak önerebilecegimiz baslica davranis türleri ve yaklasimlardir.
Bunun yanisira ailesel destegin devaminin hatta artarak devaminin saglanmasi,
kisinin gelecege optimistik bir bakis açisi ile bakmasi, uygun ugrasi alanlari
ile ilgilenmesi stresle bas etmede önemli unsurlar olacaktir.
Soru: Kisiler, bu önerilere
ve tedavi yaklasimlarina karsin stresin süregenlesmesini engelleyemezlerse ne
olabilir? Bu durumda ortaya çikacak tablolara karsi ne yapabiliriz?
Eger bireyler, stres
yaratan yasam olaylarina karsi uygun basa çikma mekanizmalarini kullanmazlarsa,
kullansalar bile bu stres faktörlerini nötralize edemez, psikofizyolojik
belirtilerinin kaybolmasini saglayamazsa, genel adaptasyon sendromunun son
evresinde görülen organ sisteminde bozukluklara ve hastaliklara yol açmasi
olasidir.
Bu durumda kisa dönemde
ortaya çikan duygusal sorunlar yerlerini daha kronik ve uzun tedavi gerektiren
psikiyatrik bozukluklara dönüsür. Stres kronik anksiyete (kaygi)
bozukluklarina, depresyona, kisilik degisikliklerine, fobilere yol açar. Bu
asamada hastaya daha uzun süreli sürekli bir tedavi gereklidir. Hastaya uygun
psikoterapotik yaklasimlar ve psikofarmakolojik ilaçlar verilerek, tedavisi bir
psikiyatrist tarafindan üstlenilmeldiir.
Stresin uzun vadedeki
etkileri sadece ruhsal bozukluklar yani psikiyatrik bozukluklar degildir.
Kronik hipertansiyon, kalp hastaliklari, astim, kronik basagrisi, mide ülseri
gibi birçok psikosomatik bozuklugun gelisimine de kronik süreçte ön ayak
olabilir. Bu hastaliklar psikolojik etkenlerle alevlenen ve süregenlesen
organik bozukluklardir. Bu hastalara olan yaklasimda ise sadece psikiyatristler
degil ayni zamanda hastaligin ilgili oldugu diger bilim dali ile isbirligi
içinde ortak bir yaklasim üstlenilmeli ve tedavinin sonunda dek
sürdürülmelidir.
Uzun süreçte tedavi
görülmemesi kisinin üretkenliğinin azalmasina, yasamdan zevk alamamasına ve
yakin ilişkilerden uzaklasmasina yol açacaktir. Unutulmamalidir ki bu
hastaliklarin etkileri hastalik süregenlestikçe artacaktir.
Kalp krizi geçiren bir
insanin sadece kalbi ile ilgilenmek belki o kiside geçici bir düzelme
saglayacaktir. Ancak olasi stres etkenlerinin arastirilmamasi, kisiyi bu düzeye
sürükleyen nedenlerin çözümsüz birakilmasina ve her an demoklesin kilici gibi
kisinin basinda sallanmasina neden olacaktir. Bu o kisiyi ölüme terketmek ile
birdir. Bu tür hastalarda uygulanacak psikiyatrik yaklasimlar uygulanan diger
tedavilerin daha etkili olmasini da saglayacaktir.
Soru: Son sözleriniz
nelerdir ?
Stres yasamimizin bir
parçasidir, onsuz bir yasam düsünemeyiz. Onunla bas etmeyi ögrenir, bas
edemedigimiz durumlarda kimlerden destek alacagimizi bilir ve yardimlarini
alirsak onu kontrol etmeyi basarir ve yasamimizin daha saglikli, uzun ve mutlu
geçmesini saglayabiliriz.
"Hayir" demeyi
ögrenin.
Bir dakikaniz var mi?
Diyenlere "Yeter mi? Diye sorun.
"Mükemmel"e
ulasmanin mümkün olmadigini kabul edin. Ancak "gelisme ve ilerleme"
için gayret gösterin.
Istemedigimiz ve o an için
sikinti veren bir isle karsilastiginiz zaman bunu ertelemeyin. Hemen üstüne
gidin, yapin ve bitirin. Böylece hem gecikmenin getirecegi, hem de o isi
üzerinizde tasimanin getirecegi stresten kurtulmus olursunuz.
Unutmayin ki, mutluluk
yolunda en önemli adim, iradenizin disindaki seylere üzülmekten vazgeçmekte
atilir.
Konyapdm.com
|