KONYA PSİKOLOJİK DANIŞMA MERKEZİBEDEN DİLİ
“Ne hissettiğimi, ne dediğimi anla” anlamına gelen jest ve
mimiklerimiz yakın arkadaşlarımız, sevgilimiz, eşimiz özellikle de
çocuklarımızla olan iletişimimizde büyük yer tutar. İnsan en önce
beden diliyle anlaşılmayı bekler. Bu durum istediğimizin yapılmadığı
ve olumsuz bir duyguyu konuşmak istemediğimiz durumlarda daha
belirginleşir. Özellikle yakın ilişki içinde olduğumuz kimselerle
kurduğumuz iletişimde gözümüzün içine bakılmasını ve ne demek, ne
yapmak istediğimizin anlaşılmasını bekleriz. Bu tür küçük
işaretlerden çıkartılan anlamlar, ilişkinin olumlu veya olumsuz
yönde gelişmesini belirlemek açısından büyük önem taşır. Beceri sahibi olmak önemlidir, dahi olmak ise olağanüstüdür. Ancak hepsinden daha değerli olanı doğru ilişki kurmaktır. Beden dili duygu ve düşüncelerimizin yansımasıdır. İnsanların yüz yüze kurdukları ilişkide, kelimeler %10, ses tonu %30, beden dili %60 önem taşır. Bu yüzden de Sözel mesajlardan daha çok beden dilimizle iletişim kurarız. Daima duygu ve düşüncelerimizi karşımızdakilere bir şekilde iletiriz. Fakat ne yazık ki her zaman iyi ve doğru iletişim kuramayız. Tüm insanlık tarihinin iletişim başlangıcı olan beden dili, zaman içerisinde yabancı bir dile dönüşmüştür. Kültürden kültüre biraz farklılıklar gösterse de dünya üzerinde en geçerli olan dil diyebiliriz beden dili için. Her insan jest denilen el, kol hareketleri; mimik denilen yüz hareketleri yapar ve bedenine türlü biçimler verdirir. Ne var ki bir çok insan jest, mimik, ve beden hareketleriyle söylediklerinden çok farklı şeyler istediklerini ya da hissettiklerini açığa vurur. Bu işaretlerin ne ifade ettiğini bilen, ne karşısındakinin hareketlerine aldanır ne de sözlerine kanar. Bazen de iyi ilişkiler kurmak isteyen bir insan, bunun için uygun sözleri bulamaz, sıkılır, tutulur. Bu durumda da bedensel dışavurumların doğru yorumlanması yardıma koşacaktır. Beden dilini öğrendiğimizde gerek kendi beden dilinizi daha rahat ve etkili kullanarak gerekse insanların davranışlarını “Hey, sanki zihnimi okuyor gibisin!...” tepkisini vermelerini sağlayacak kadar kolay yorumlayarak daha kolay ve etkili iletişim kuracaksınız. -Beden Duruşu -Jestler -Mimikler -Başın Kullanımı -Oturmak İçin Seçilen Yer -Giyim -Bakım Ve Makyaj -Göz Teması -Ayakların Kullanımı -Oturma Biçimi -Mesafe Kullanımı -Kullanılan Aksesuarlar Beden dilinin unsurlarıdır. Beden dili eğitiminin amacı, sözel olmayan işaret ve hareketlerin bilincine varılmasını sağlamak ve insanların bu ortamı kullanarak nasıl iletişim kurduklarını göstermektir. İLETİŞİM
İletişim, duygu, düşünce ve bilgilerin akla gelebilecek her türlü
yolla başkalarına aktarılmasıdır. Etkileşimin olduğu her yerde
iletişim ve iletişimin olduğu her yerde de etkileşim vardır. Bu iki
olgu birbirlerinin vazgeçilmez parçalarıdır. Etkileşim içerisinde
olduğumuz nesneler de canlılar da, iletişim dünyamıza girerler.
Nesneler iletişimimizde yer alan araçlardır, canlılar ise
iletişimlerimizin hedefini oluştururlar. HİTABET SANATI / DİKSİYON Güzel ve etkili konuşmada diksiyon ( söyleniş-telaffuz-pronounciation ) yani seslerin doğru çıkarılması son derece önemlidir. Fonetik bilgisi seslerin çıkarılışını inceler. Diksiyon ise buna ek olarak daha geniş bir kapsamda, ses organlarının doğru sesleri çıkarabilecek şekilde eğitilmeleri üzerinde odaklanır. Kendisiyle ve çevresiyle barışık olma yolunda adımlar atmak, insanlarla doğru ilişki kurmak, insanları ikna etmek için doğru ve güzel konuşma yeteneğimizi geliştirmek zorundayız. YAŞAMA KÜLTÜRÜ
Çağımızın
en önemli kavramı kültür. Kültür, yaşamı olanaklandırma savaşımıdır.
Kimlik, kişilik biçimlenmesi, bilinçlenmesidir. Kültür, geçmişimizi
günümüz insanın iyiliğine, kimliğine, kişiliğine yararlı
yorumlayabilmektir.
Yaşama kültürümüz ne yazık ki; yanlış algılanan bir demokrasi ve sorumsuz, günübirlik yaşayan politikacılar ve en önemlisi, eğitimden uzaklaşıp gelenek ve göreneklere bağlı kalmamız yüzünden uygulanamamıştır. Dünya, 'toplumsal bir kültür anlaşmasını imzalarken, onu yerel lezzetlerle, lehçe, dil farklılıklarıyla zenginleştiriyor. Yerel dillerden etnik müziğe kadar geniş bir alanı kapsaması gerekiyor kültürel özgürlüğün. Köyden şehir e göçün, çarpık şehirleşmenin, kendimizi biçimlendirememenin neticesinde, ortak uygarlığın biçimlendirdiği yaşamı deforme ettiğimiz çok açık… Farkındalık ve adım atmak için hala geç olmadığını düşünüyoruz. Ve kültür bilinçli yaşamayı gerektirir…
|